Osmin Positive

Bileşimi

Kalsiyum (kalsiyum karbonat olarak),hacim arttırıcı mikrokristalin selüloz (E 460i),Magnezyum (magnezyum oksit olarak),hacim arttırıcı modifiye nişasta,stabilizör polivinilpirolidon (E 1201),topaklanmayı önleyici yağ asitlerinin magnezyum tuzları (magnezyum stearat E 470b),Çinko (Çinko oksit olarak),Vitamin D (kolekalsiferol),topaklanmayı önleyici silikon dioksit (E 551).

İçindekiler:
Bileşen Adı
Miktar (3 tablet)
%BRD*
Kalsiyum (Kalsiyum Karbonat Olarak) 1000mg 125
Vitamin D (Kolekalsiferol olarak) 400 IU 200
Magnezyum (Magnezyum oksit olarak) 250 mg 66,7
Çinko (Çinko oksit olarak) 15 mg 150
Kullanım Şekli ve Günlük Alım Dozu

Tercihen yemek zamanından sonra yetişkinlerde günde üç kere 1’er tablet bir miktar su ile alınmalıdır.Kuru ve serin bir yerde saklayınız. Bu takviye edici gıda yetişkinlerin kullanımına yöneliktir.

Kategoriler:

Sağlık Köşesi

Menopoz dönemindeki kadınlarda osteoporoz görülme olasılığı yüksektir. Osteoporoz; ovarial fonksiyonların gerilemesine bağlı, kemik dokusu kaybı ile seyreden bir kemik hastalığıdır. Ke-mik kaybı kadınlarda 35 yaşından sonra başlar ve menopozla beraber iki katına çıkar. Tüm dünyada şu anda 200 milyondan fazla kadın osteoporoz hastasıdır. Amerika’da yaklaşık olarak 4-6 milyon kadının osteoporoz sorunu yaşadığı bildirilmiştir. Osteoporozun ortaya çıkması ile kemik kırıkları ve kırıkların populasyondaki maliyeti sorunu gündeme gelmiştir. Menopozda kendini ağrı ile belli eden bu kırıkların %43’ü vertebra (omur), %17’si femur (kalça kemiği) bo-yunda ve %13’ü el bileğinde görülmektedir. Sadece Amerika’da yılda 1.3 milyon osteoporoza bağlı kırık vakası görülmektedir ve yıllık 14 milyon dolara mal olmaktadır (Cutson 2000). Dünyada kalça kırıklarının sayısı 1990 yılında 1.7 milyon iken, bu rakamın 2050 yılında 6.3 milyona kadar yükseleceği beklenmektedir (Özcebe ve Üstünsöz 2001). Bu oranın hızla artması ekonomik kayıpların ne kadar fazla olacağını gözler önüne sermektedir (Saraçoğlu 1998, Erdem 2006).
En yüksek kemik kitlesinin elde edildiği 25-30 yaşlardan sonra kemik kitlesi kayıpları başlar. Düşük östrojen düzeylerine bağlı kayıp menopoz dönemi boyunca da devam eder. Bir kadının yaşamı boyunca görülen toplam kemik kaybının %75’i menopoz sonrası dönemde meydana gelir. Menopoz sonrası bu kayıp hızlanıp yılda %2 ile %5’i bulur ve özellikle postmenopozal dönemin ilk 15-20 yıl içerisinde total vücut kemik kitlesi yaklaşık %30 oranında azalır. Bu kay-bın %52-66 kadarı östrojen eksikliğine, geri kalanı ise yaşlanmaya bağlı olarak meydana gelir (Tuna 2005). Daha sonra postmenopozal kırıklar görülmeye başlar (Erdem 2006).

Osteoporoz; düşük kemik kütlesi ve kemik mikro mimarisinde bozulma ve buna bağlı olarak kemiklerde kırılganlığın artması, genellikle omurga, radius ve kalçada olmak üzere fraktür (kırık) riskinin yükselmesi ile tanımlanan bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Ayrıca osteoporoz önemli bir toplum sağlığı sorunudur. Günümüzde dünya nüfusunun yaş ortalamasının gittikçe artıyor olması, osteoporozun görülme sıklığını da artırmaktadır.
Bununda gelecekte, toplumlar üzerinde ekonomik bir yük oluşturması beklenmektedir (Özgürtaş ve ark 2000, Hvas L 2006). Kemik dokusundaki kayıpların önemli bir miktarı menopoz başlamasından sonraki ilk 10 yılda görülür ve bu kayıp artarak devam eder (Özgürtaş ve ark 2000, Chesnut ve Rosen 2001). Osteoporozda ilk belirti genellikle vertebral kemiklerdeki çökme sonucu ortaya çıkan boy kısalmasıdır. Erken belirtilerden bir diğeri de özellikle sırtın alt kısmın-da görülen sırt ağrısıdır. Kayıpların devam etmesiyle birlikte menopozun ileri dönemlerinde ke-mikte kırıklar oluşmaya başlar (Edwards ve ark 2006). İlk kırıklar, genellikle troke-lomber ver-tebralarda spontan çökme kırığı şeklinde görülür. Hafif bir yük kaldırma sonucu ani başlayan sırt ve bel ağrısı ile kendini belli eder (Bediz 2003). Ülkemizde yapılmış bir çalışmada kırık vakasının %14.3 olduğu bildirilmektedir ( Erkin ve Akınbingöl 2004).
Osteoporoza bağlı yaralanmalar sonucu, uzun süre hastane bakımı, hareket kabiliyetinde azal-ma, yaşam kalitesinde düşme ve tüm bunlara bağlı depresyona girme sıklığı da artmaktadır. ABD’de sadece tıbbi tedavi için yapılan yıllık harcamalar 13 milyar dolar üzerindedir (Özgürtaş ve ark 2000, Özcebe ve Üstünsöz 2001). İtalya’da 2002 yılında 65 yaş üzerinde kalça frak-türlerinde hastane giderlerinin 400 milyon Euro olduğu tahmin edilmektedir (Rossini ve ark 2005).

Osteoporozun önlenmesi ve tedavisi için yeterli kalsiyum ve D vitamini önemi bilinmektedir. Kalsiyum ve D vitamini desteği oluşacak kemik kaybını önlemektedir. Menopozda, günlük kal-siyum kaybı 28 mg olup, bu kayıp osteoporoz ile sonuçlanmaktadır. Kaybı karşılayabilecek günlük kalsiyum gereksinimi 900 mg’dır. Amerika’da, günlük 700 IU D vitamini ve 500 mg kal-siyum alımının, 65 yaş ve üstü yetişkinlerde, kemik kırıklarını azalttığı bildirilmektedir. Güçlü antioksidan özelliği olan E vitamininin, aterosklerozu önlediği bildirilmektedir. Ayrıca sıcak basması, baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk, sinirlilik, çarpıntı sıklığını azaltmakta ve kalsiyum metabolizmasında rol oynadığı bilinmektedir.

Kaynak: Oğurlu N (2008) Kadınların menopozal yakınmaları ve başetme yöntemlerinin incelenmesi. Adnan Menderes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü.

Web sayfamızdaki bazı bölümler
sadece Sağlık Profesyonelleri için hazırlanmıştır.

Sağlık Personeli misiniz?